NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ DAYANIŞMA VE UMUTLA… TÜM KADIN MESLEKTAŞLARIMIZIN 8 MART`INI BU RUHLA SELAMLIYORUZ. ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

ANA SAYFA   İLETİŞİM   WEBMAIL ERİŞİMİ   SİTE HARİTASI   ARAMA   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

24 ŞUBAT 2018, CUMARTESİ   

34

DAYANIŞMA VE UMUTLA… TÜM KADIN MESLEKTAŞLARIMIZIN 8 MART`INI BU RUHLA SELAMLIYORUZ.

    Yayına Giriş Tarihi: 03.03.2017   Güncellenme Zamanı: 07.03.2017 15:21:30  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

Güncellenme Zamanı: 07.03.2017 15:07:53

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Kadın Komisyonu`nun, 8 Mart nedeniyle yaptığı basın açıklaması. 7 Mart 2017.

DAYANIŞMA VE UMUTLA… 

Tüm kadın meslektaşlarımızın 8 Mart`ını bu ruhla selamlıyoruz. 

Kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinde simgeleşen her tarihin ardında yine kadınlar tarafından ödenen ağır bedeller olduğunu biliyoruz. Bu nedenle kadın mücadelesinin en önemli miraslarından biri olan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü`nü bundan tam 160 yıl önce katledilen 120 kadın dokuma işçisinin anısı önünde saygıyla eğilerek selamlıyoruz. Elbette "yaralarımız bizden önce de vardı". Ancak artık yeni yaralar açılsın istemiyoruz. Yaraların sarılması, yeni yaraların açılmaması ve hepsinden öte de tüm insanlık için, "korkmuyoruz, susmuyoruz, haksızlıklara ve cinsiyet ayrımcılığına göz yummuyoruz! 

İçerisinden geçtiğimiz tarihsel dönem ileride elbette çok daha net anlaşılacaktır. Ancak Orta doğunun sınırlarını aşıp dünyaya yayılan kriz bahane edilerek erkek egemen sistemin meşrulaştırılmaya çalışıldığını görüyoruz. Artık cinsiyet ayrımcı politikalar açıkça savunulabiliyor. Son örneğini Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu`nda görüyoruz, bir temsilci "Elbette kadınlar erkeklerden daha az kazanmalı. Çünkü onlar, daha zayıf, daha küçük ve daha az zeki ve daha az kazanmalı" diyor. Kadın ve erkek arasındaki ücret eşitsizliğinin görüşüldüğü bir oturumda, aynı oturumda yer alan kadın temsilcilerin gözlerinin içine bakılarak söylenen bu cümleler karşısında ise bir başka kadın temsilci, tüm kadınların sesi olarak şöyle yanıt veriyor: "Sana göre benim burada, üye olarak bulunma hakkım bile yok. Kadınların parlamentoda bulunup sizinle aynı haklara sahip olmasının sizi ve sizin gibilerin canını yaktığını biliyorum. Avrupalı kadınları sizin gibi erkeklere karşı savunmak için buradayım". 

Irkçılığın ve ayrımcılığın tüm dünya genelinde yükseldiği, uluslararası ilişkilere egemen olan dilin erkek egemen bir savaş diline dönüştüğü bir dönemde 2015 yılında "Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu`na göre 145 ülke arasında 130. sırada yer alan ülkemiz için durum çok daha vahim maalesef. Zira cinsiyet eşitsizliğinin ve ayrımcılığın bizdeki karşılığı ücret eşitsizliğini tartışmaya mahal vermeyecek denli ürkütücü boyutlarda. Üzerinden iki yıl geçmiş olunmasına rağmen güncellenmeyen resmi verilere göre her 10 kadından 4`ü eşinden veya birlikte yaşadığı kişiden fiziksel şiddet görüyor. Kadınlar için zaten olağanüstü boyutlara ulaşmış olan kadın cinayetleri "Olağanüstü Hal" döneminde önceki yılların verilerini aşarak devam ediyor. Basına yansıyan haberler üzerinden edinilen veriler 2015 yılının Şubat ayında 18, 2016 yılının aynı ayında 27 kadın cinayeti yaşandığını gösterirken 2017 Şubatı`nda bu rakam 30`a çıkmış durumda.

Tek bir kadının dahi katledilmesine tahammülümüz kalmamışken, kadınların bir araya geldikleri kurum veya organizasyonlar çeşitli nedenlerden dolayı hedef alınarak çalışmaları durduruluyor. Hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan ihraçlarla, hâlihazırdaki eşitsizliklere rağmen çalışan kadınların emekleri çalınıyor. Seçmenlerin en az %50`sini oluşturan kadınların mecliste %14`lerle temsil edilmesi yetmediği gibi, meclisi dahi etkisiz kılacak sistemler dayatılıyor. En yüksek perdeden kadınların nerede nasıl yaşayacağına ilişkin makbuller üretmekten geri durmayanlar, taciz, tecavüz ve cinsel istismar gibi konularda dut yemiş bülbüle dönüyor. 

Bu vahim tablo karşısında kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesi ve 8 Mart`lar her geçen gün çok daha fazla önem kazanıyor. Eşit ve özgür koşullarda yaşama hakkını savunmak için kadınların bir araya geldiği bu önemli günde dahi susturulmaya çalışılmasını hayretle karşılıyor,  "İnancımız, kültürümüz, ideolojimiz her ne olursa olsun, dünyanın her neresinde yaşıyorsak yaşayalım,  inatla ve ısrarla bir araya gelmek, konuşmak, paylaşmak ve dayanışmak durumundayız" diyoruz.

Çok iyi biliyoruz ki "bugünlerden geriye, bir yarına gidenler bir de yarınlar için direnenler kalacak". Tüm kadın meslektaşlarımızın 8 Mart`ını bu ruhla selamlıyoruz.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası
Kadın Komisyonu


Okunma Sayısı: 111

Tüm Basın Açıklamaları »

Sayfayı Yazdır