NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ BARIŞ İSTİYOR, BARIŞA SAHİP ÇIKIYORUZ! ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

ANA SAYFA   İLETİŞİM   WEBMAIL ERİŞİMİ   SİTE HARİTASI   ARAMA   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

18 EKİM 2018, PERŞEMBE   

29

BARIŞ İSTİYOR, BARIŞA SAHİP ÇIKIYORUZ!

    Yayına Giriş Tarihi: 01.09.2014   Güncellenme Zamanı: 01.09.2014 11:48:03  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

Güncellenme Zamanı: 01.09.2014 11:47:29

Oda Yönetim Kurulumuz, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada `Barış istiyor, barışa sahip çıkıyoruz!` dedi.


Barış istiyor, barışa sahip çıkıyoruz!
 
1 Eylül, Hitler faşizminin 1 Eylül 1939 tarihinde Polonya`yı işgal ederek 2. Dünya Savaşı`nı başlatması nedeniyle Dünya Barış Günü olarak kutlanmaktadır. Milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine, tarihi izlerin, kültürlerin, doğanın, kentlerin yok olmasına yol açan savaşlara karşı barış bilincinin oluşturulmasını amaç edinen Dünya Barış Günü bütün ülkelerde coşkuyla karşılanmaktadır.
 
Dünya, son yüzyılda ikisi büyük olmak üzere yüzlerce savaşa tanıklık etmiş, özellikle bölgesel düzeyde devam eden savaşlar silahların susması talebini her zaman sıcak tutmuş, barış talebinin yakıcılığı etkisini hiç kaybetmemiştir.
 
Ne yazık ki, savaşın neden olduğu trajedi ve barış talebinin sahiciliği, yeni yıkımların ve acıların yaşanmasına engel teşkil etmemiş, savaş sorunların çözümünde geçerli bir araç olarak uygulamaya alınmıştır. Politik sorunlar, etnik ve mezhepsel farklılıklar, iktidar mücadelesi, uluslararası ölçekli gerginlikler ya savaş tehdidini gündemde tutmuş ya da bizzat çatışmaların başlamasına neden olmuştur.
 
İster dünya ölçeğinde isterse bölgesel olsun savaşların kaynağını emperyal siyasetten ayrı düşünmek nasıl mümkün değilse, savaşa karşı çıkışın antiemperyalist bir öz taşıması gerektiğini de görmek gerekmektedir.
 
Bugün Türkiye`yi de kapsayacak şekilde, özellikle Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde yaşananların emperyalist ülkelerin niyetlerinden bağımsız olmadığı gerçeği ile karşı karşıya bulunuyoruz. Dolasıyla bütün bölge halkları gibi, emperyalist güçlerin bölgeyi terk etmesinin barışın ilk şartı olarak gördüğümüzü ifade etmek istiyoruz.
 
Gazze`de yaşanan insanlık dramı, Suriye ve Irak`ta sergilenen vahşet etnik ve mezhepsel kışkırtmaların sonunun nereye varacağının örneğini oluşturmaktadır. Özellikle Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) etnik ve mezhepsel temelde soykırım uygulamakta, ne yazık ki bu, bir türlü önlenememektedir.
 
Türkiye başta olmak üzere, emperyalist ülkelerin IŞİD`le ilişkisi sorgulanmaya muhtaçtır. Bu aynı zamanda Türkiye`nin bir bütün olarak komşu ülkelerle ilişkisinin sorgulanmasını zorunlu kılmaktadır.
 
Türkiye ne yazık ki, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan gelişmelerin içine girmiş ve taraf olmuştur. Türkiye, bir taraftan emperyalist ülkelerin taşeronluğuna soyunurken, diğer taraftan yeni Osmanlıcılık hayalleriyle IŞİD, El Nusra gibi örgütlere yeşil ışık yakmış, böylelikle komşu ülkelerin iç işlerine doğrudan ya da dolaylı müdahalelerde bulunmuş, sınırlarını siyasal İslamcılara sonuna kadar açmış ve ne yazık ki bölgede şiddet eylemleriyle bir anılır olmuştur. Ve yine ne yazık ki Türkiye savaş yanlısı ve savaş kışkırtıcısı özelliği nedeniyle uluslararası kamuoyunun tepkisini toplamaktadır. 
 
Vurgulamakta fayda görüyoruz. Türkiye`nin kalıcı barışa ihtiyacı bulunmaktadır. Bu ihtiyaç hem 30 yıldır savaş siyasetinin belirleyici olduğu Kürt sorununda, hem de komşu ülkelerle ilişkide kendini dayatmaktadır.
 
İnşaat Mühendisleri Odası olarak, Türkiye`nin komşu ülkelerle barış temelinde ilişki geliştirmesini, Kürt sorununu demokratik, barışçı ve eşitlikçi temelde çözmesini talep ediyoruz.
 
Türkiye son 30 yıldır devam eden savaş nedeniyle yorulmuştur; insanlar ölmüş, köylerinden yurtlarından uzaklaşmak zorunda kalmış, tarifsiz acılar yaşanmış, ekonomik kaynaklar savaşa ayrılmış, yoksulluk artmış, gerginlik yer yer toplumsal çatışma noktasına gelmiş, Kürt sorunu toplumsal travma halini almıştır.
 
Türkiye ivedilikle bu sorununu çözmekle kalmamalı, bölgemizde savaşın değil barışın taşıyıcısı olduğunu ilan etmelidir. Türkiye`nin, barışı hâlâ tesis edememiş bir ülke olmanın ayıbını daha fazla taşıyamayacağı açıktır.
 
Açıkça bu ayıbın müsebbibi halklar değil, gelmiş geçmiş siyasi iktidarlardır. Türkiyeliler, Suriyeliler, Filistinliler, İsrailliler, Mısırlılar, Iraklılar barış içinde yaşamak istiyor.
 
İnşaat Mühendisleri Odası olarak 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla bu gerçek talebe ve barışa sahip çıktığımızı bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz.
 
İnşaat Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


Okunma Sayısı: 688

Tüm Gündem »

Sayfayı Yazdır